Tatilime önce Eskişehirde ailemin yanında başladım.Tabiki Eskişehire gitmişken çarşamba pazarına uğramamak olmazdı. Koşa koşa gittim valla :)) Her tezgahta birbirinden güzel kumaşları görünce benim gözüm döndü :) Malum her zaman bu fırsatı yakalayamıyorum. Pazardan çıktığımda ise kendimi eskiden kapı kapı gezen bohçacılar gibi hissettim, kuyruğuma basan olsa bağırmaya başlayacaktım yani :)) Eve geldiğimde annem beni kapıda o halde görünce '' Hayırdır kızım tezgahı buraya mı açacaksın dedi '' :))) Sonuç olarak bir valiz dolusu kumaşım oldu benden mutlusu yok yani :))
Bunlar şifon kumaşlarımın yarısı
Burasıda diğer yarısı . Malum güneşin altında gezerken insanın eli hep şifonlara gidiyor :)) Kelebekler kalpler ise iç açıyor. Fotoğraf kalitesi için üzgünüm, belli olmasa da 3. kumaş kelebek desenli 4. ise fiyonklu . Siz bana güvenin ben size ne görmeniz gerektiğini anlatacağım :)))
Her yerde neon modası devam ederken bu akıma kayıtsız kalmak olmaz dedim ve elime gelen bu neon sarı ve pembe kumaşları orada bırakmadım :) Tabi renkleri gören canım eşim '' sen bunu ne amaçla aldın ki , gerçekten bunları dikip giyecek misin , trafik lambası gibi olursun '' diyerek beğenisini belirtti :)))
Uzun zamandır istediğim kırmızı kumaşı sonunda aldım .Bunlarda penye kumaşlarım .
Buradaki kumaşlar ise tamamen bana Allahın bir lütfu. Çünkü kendileri hem rengarenk, hem esnek , hem krep buruşma derdi yok , hemde 1 tl :))
Pazarda çizgililer gözüme çarpa çarpa bir hal oldular ancak şimdi düşünüyorum da 3. sıradaki bu olabildiğine parlak bir o kadar karışık renkli bu kumaşı niye almışım ki :)
Bu krep çiçekli kumaşı ise kayınvalidem verdi. Kendisinin özenle sakladığı bir kumaş kendileri. O kadar özenin muhafazanın sonunda inşallah heba etmem kendilerini :)
Evet bu kadar kumaş tanıtımından sonra iş yeni şeyler üretmeye geldi :)) Kolay gelsin emekçi kadınlar :))